Pazartesi, Temmuz 31, 2006

ev ikinci katta. kucuk bir bahcesi var onunde. bu bahcede de bir araba mutemadiyen park halinde. tam koordinatlari hemen odamin alti oluyor. ve bu araba, sayin dinleyen, karsi apartmanin balkon kapisi acilsa bu masum fiili kendisine bir tehdit olarak alip otmeye basliyor. sabah aksam demiyor. ama ozellikle sabah ve gece diyor. sabah uykusu kalmadi bende. bir adam var nerde bilmiyorum, anladigim kadariyle o da ayni dertten muzdarip, son gunlerde bagirmaya basladi, yeter artik diye feryat ediyor. saat su an sabahin besi, gene bir kapi acildi herhalde, araba yeniden sokak sakinleri olarak hayatimizin icine dahil oldu, artik bikmis ve bunda da son derece hakli olan adam da yeniden bagirdi, yeter artik dedi. yatagi diyorum pencerenin yaninda mi hemen. yoksa sesle uyanir uyanmaz kosup pencereyi mi aciyor, ben arabanin hemen ustundeyim ust kata cikip da pardon beyfendi arabaniz uykumuzun icine ediyor demeye olmadi oklavayla tavana vurmaya useniyorum, ama o bir gorev bilinciyle her seferinde daha alarm susmadan cikiyor ve bagiriyor sokaga karsi. adamin bu kararliligi beni herhangi bir eylemden de alikoyuyor, deneye mudahale edip de dogal ortam sartlarini bozmamaliyim, bakalim neler olacak. bu sorun bu politikayla bir cozume baglanacak mi. sokak sakinleri sabah uykularina yeniden kavusacak mi. bagirmak care midir. butun bu sorularin cevaplarina bu hafta icinde ulasmayi umuyorum. zeynep.ws hisarustunden bildirdi. saygilar.

Hiç yorum yok: