Asansör bahane, unutulmaktır insana acı koyan!
çay içmeye geldiler... çay demledim. eyvah, şeker kalmamış, dedim. bardaklar falan tepside. valide sucuklu ve haşhaşlı açma yapmış. limonlu kek almışlar gelirken. kurabiye falan. her şey masada.
- eyvah, şeker kalmamış!!!
kızkardeşim ben komşulardan alayım istersen dedi, peder birlikte inelim o zaman dedi. ben de bari yöneticiden isteyin, adam sorumluluğun ne demek olduğunu bilsin! dedim bilgiç bir edayla. hem tanışmış olursunuz...
çay ocakta kaynmaya, biz balkonda sohbete devam ettik. bir vakit sonra gidenlerin gelmediğini farkettik. tabaktaki açmalar, kurabiyeler bir bir eksilmeye başlamışken daha bir hissedildi yokların varlığı. hala yoktular.
birden zihnimde bir ampül yandı: asansör!!!
ikinci ve dördüncü katlarda çalışmayan bozuk asansör!!! yöneticinin ikinci katta oturduğu zihnimde warning warning warning etmeye başlamıştı ki kendimi dış kapıya hamle ederken buldum.
kapıyı açtığımda pancar gibi kızarmış yüzüyle babamla burun buruna geldim. meğer aradan 20 dakika geçmiş -nerdeyse-. yüzüme "siz adam olmazsınız" dercesine baktı ve dedi ki, "insan merak etmez mi ya gidenlerin ardını..." valla ben de size bakacaktım demem çok saçma olacaktı: 20 dakika neredeyse yaa. kız kardeşim de, "komşuya şekeriniz var mı dedim, kesme şeker var ama dedi hih hih" diye balkondakilerle dedikodulaşmaya girişti. sonra balkondakiler tehlikeyi farkedip babamı sakinleştirmeye koyuldular. şeker faslı nasılsa devam edebilirsi sonra. babam "insan merak etmez mi yaa" derken sadece "asansörde kalma korkusuna" şey etmemişti, hani unutulmak, hani farkedilmemek... daha fazla bu endişe, daha fazla bunun öfkesi sanki. sonra tipik söylenmeler, memlekette kimse işini düzgün yapmıyor, vay efendim asansör niye bozukmuş, var efendim yönetici ne iş yaparmış, vay efendim herkes sopa istiyormuş, herkes dayaklıkmış... bu kısımda bana daha bir dikkatli baktığını hissettim sanki: dayak, dayaklık, dayaklık evlatt... zihnimde "warning" etmeye başladı wronngg wroonng diye bu sözler.
kız kardeşim, "komşu kadına şekeriniz var mı dedim, o da kesme şeker var ama dedi" dedi gene, sonra babama "dikkat ettiysen panik yapmadım asansördeyken" dedi. hepimiz olayı yeni yeni unutmaya başlamış olan babamı o ana yeniden döndürebilecek bu tümcesinden dolayı kız kardeşime şey şey baktık!!!
sonra hepsi çay güzel olmuş dediler. "mutfakta biri mi var! hi ho hi ho" espirisini duymayı beklerken buldum kendimi gizliden gizliye. çok ayıpladım çok bu beklentimi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder