Sahurda TRT


TRT'nin sahur programında Emin Işık hoca harikalar yaratıyor. Dolayısıyla TRT bana, sahur zamanlarının en harika refakatçisi oluyor. 2-3 yıldır hem de. Sakın bozma TRT. Benim burdan çok net görünüyorsun!
Buradaki linkte Emin Işık hocanın önceki sene gene sahur programından bir bölüm var. Arada bir yer var, hocam program bitti hadi kalkıyoruz manasında bir şey diyorlar, Emin hoca doğallığından zerre taviz vermeden bakın nasıl devam ediyor... Süper!
6 yorum:
Malum sahur programdan bir alıntı:
Sakın terki- edepten kûy-i Mahbûb-i Hudâ'dır bu
Nazargâh-ı ilâhîdir makam-ı Mustafâ'dır bû
kesinlikle ve maalesef bu yazinin ana fikrine katiliyorum; sakin degisme TRT! su soguk sahur vakitlerinde evdeki tek sicaklik kaynagi dizustu bilgisayarim ve ekranindan seyrededurdugum sensin! oysa negzel olurdu yine gozlerim kapali sahur edebilseydim!!
Ama yazının ana fikri bu değildi kiii. Ama bu haksızlık öyle değil miiii?:) (Sahi, sevgili kalimero'yu da trt'den izlerdik. Ne günlerdi ama!)
Doğrusu, Nabi’nin bu beyiti ile trt arasında bir illiyet bulamadım. Herhalde oruçlu olduğum için anlayamamışımdır diye düşündüm. Sonra , Nabi’ye bu beyiti yazdıran olay geldi aklıma,düşündüm ama yine de bir ilişki bulamadım.
Nabi, kutsal toprakları ziyaret etmek üzere yollardadır. Medine’ye yakın bir yerde konakladığı gece, adamın birini yatarken ayaklarını Medine’ye, Hz. Peygamberin bulunduğu yere doğru uzatmış vaziyette görür ve irticalen bu beyiti ve beyiti içinde bulunduran Naat’ını yazar. Medine’ye vardığında (Kâbe de olabilir, yanlış hatırlıyor olabilirim) sabah ezanı okunur ve ezanın sonunda müzzin, Nabi’nin malum beyitini okur. Nabi, tam bir şok içindedir. Yani daha birkaç gün önce yazdığı ve henüz hiç kimse ile paylaşmadığı beyiti, müezzin sabah ezanından sonra okuyunca, insan tabiî ki şaşırır. Varır müezzin efendinin yanına. Müezzin, bir önceki gece Efendimiz’i rüyasında gördüğünü ve kendisinden sabah ezanından sonra bu beyiti okumasını istediğini ifade eder. Nabi, ne mübarek bir kul imiş meğer.
her şeye rağmen seni seviyom TRT 1,2,3 ve dahi 4!!! (ve tabi ki sevgili kalimero:)
Naat
Sakın terki- edepten kûy-i Mahbûb-i Hudâ'dır bu
Nazargâh-ı ilâhîdir makam-ı Mustafâ'dır bû
Felekte mâh-ı nev Bâbu's-selâm'ın sîne-çâkidir
Bunun kandîli cevzâ matla-ı nûr-i ziyâdır bû
Habîb-i Kibriyâ'nın hâbgâhıdır fazîlette
Tefevvuk-kerde-i arş-ı Cenâb-ı Kibriyâ'dır bu
Bu hâkin pertevinden oldu deycûr-i adem zâil
Amâdan açtı mevcûdât çeşmin tûtiyâdır bu
Murâât-ı edep şartıyla gir Nâbî bu dergâha
Metâf-i kudsiyândır bûsegâh-ı enbiyâdır bu
Nâbî
O zaman Tusi'den özür dileriz. Sahi, bundan sonra yazı yazmadan önce, ilk olarak, Tusi'ye yazacağımız yazının anafikrini bi soralım derim. Bir hissi kablel vuku olarak sevgili Tusi bize anafikri söyler, biz de o minvalde birşeyler karalarız:)
Tusi'ye selam.
Sayın yorumcularım,
Müsaade ben de "yorumumu bırakayım!" konuylan ilgili. Aslında TRT ile ilgili fikirlerimi farklı bir başlıkta tafsilatlı olarak anlatmak isterim. Lakin bunu şu kertede, perşembe perşembe yapmayı uygun bulmadım. Hem bunun için uzun vakitler teve izlemem ve akabinde kanaat serdetmem gerekecek. Bu, arkasından bende deney tıribiyle birlikte kısa zaman içinde sonuç beyan etme aceleciliği yaratacak. Zaman içinde bu değerlendirme kendiliğinden oluşur zaten diyeyim şimdilik. Ama şu an, bu saat derseniz gayet memnun olmaktayım TRT faaliyetlerinden. Radyom TRT 4 tevem TRT1, dikkat ettiyseniz çok mütevazi bir yaşantım var Allah bozmasın. Yazının ana fikri, gelişerek değişen TRT'nin yarattığı konulu kahramanlar. Benim "Ramazan" konulu kahramanım Emin Işık hoca idi. 2-3 yıldır sahur vakitlerimize fevkalade samimiyet, fevkalade hoş sohbet ve sevimlilik etmekte, okuduğu kasidelerle, gazellerle, natlar ve münacatlarla hem kendinden geçmekte hem de beni şad etmekteydi. Bu sene ilgim katlanarak artmıştır kendisine. Emin Hocanın en sevdiğim şey, formatı her an ihlal edebilecek denli rahat görünen, şamatacı bir edasının bulunmasıdır. Eğer siz de izlerseniz, hemen karşısında bulunan H. Kamil Yılmaz'ın, ki kendisi format polisidir ve devamlı Emin hocanın lafını bölmektedir, söz Emin hocaya geçtiği her zaman yüzünde bir tedirginlik belirmekte ve bu hal ne demek istediğimi daha iyi anlatmaktadır. Emin Hoca teve kalıbı içinde ayarsızdır, doğaçlamaların, laf lafı açarların, coşmanın, istiğrakın adamıdır. Selam ederim kendisine bu vesileyle.
Yorum Gönder